İzmir’in Şirin Beldesi Urla


İzmir’in güneyinde şirin mi şirin bir belde Urla… Yeşili ve mavisi ile kirlenmemiş bir yer. İnsanları dost, sıcakkanlı… Misafirperver halkı sizi memnun etmek için yarışır adeta.

Liman çevresi Yunanlı turistlerin uğrak yeridir. Pek çok restoran hizmet vermwektedir, limanın

Karantina adasının bulunduğu yerde çok fazla araç trafiği görülüyor. Karantina Adası adını Osmanlı Devleti döenminden alıyor. O dönemde burada tahaffuzhane yapılmış. Böylece uzak diyarlardan gelen gemilerin tayfa ve yolcuları karaya ayak basmadan önce bir çeşit taramadan geçirilirmiş.  Şimdi ise Urla Devlet Hastanesi olan bu yer görülmeye değer. İnce bir yolla karaya bağlana hastanenin bulunduğu yer küçücük bir adacık şeklinde. Akasyalar, zambaklarla çevrili yeşil ve mavinin bütünleştiği burada, hasta insanlar havası ile bile psikolojik olarak iyileşebilir.

Evliya Çelebi Seyahatnamesinde burada 250 zeytin değirmeni ve 1000 haneden bahsediyor. Çelebinin gözlemleri bugünde kısmen geçerli. Asıl Urla merkezi güneyde ve denize direk kıyısı yok. Evler ve sokaklar özgünlüğünü koruyor. Ticari olarak çok canlı bir merkez ve çevre köylerin de pazarı.

Urla adını “Vourla” yani katırkuyruğu’ndan alıyor. Burada pek çok rum evlerine rastlayabilirsiniz. Zeytinlikleri ve mandalina bahçeleri ile çevrili yerin halkı kendi yiyeceğini kendi sağlar. Sabununa kadar kendileri yaparlar. Eğer yolunuz Urla’ya düşecek olursa herhangi bir evin kapısını çalın. Bir adet sabun isteyin. Hemen vereceklerdir. Zeytinyağından yaptıkları bu sabunlar, saç dökülmesinden, cilt hastalıklarının bir bölümüne kadar dertlere şifadır.

Urla’nın Kaynarpınar mevkii ise doğanın temizliği, ve doğallığı ile insanı mest eder. Hele hele burada günbatımını seyretmek ayrı bir haz verir insana. Urla oldukça hareketli olur yazları. Çeşitli festivaller etkinlikler düzenlenir. Turistlerin de akınıyla dolup taşar.